Risk ve Sans Melegi

 

'Risk her yerde vardır çok çalışıp inanarak şans meleğimi geri getireceğim'

‘Risk her yerde vardır çok çalışıp inanarak şans meleğimi geri getireceğim’

Magic Life’ın kurucusu Cem Kınay’ın, ‘Dünya jet-set’ini ağırlama hayaliyle gittiği Karayipler’de, başına gelmeyen kalmadı. Proje durdu, ‘rüşvetçilikle’ itham edildi, müşteriyle, bankayla, hükümetle mahkemelik oldu. Kınay şimdi hukuk ve onur mücadelesini sürdürdüğünü söylüyor…

Şenay BÜYÜKKÖŞDERE

BİRKAÇ sene öncesine kadar Türkiye’nin en önemli girişimcileri arasında gösteriliyordu Cem Kınay. Yıllardır hayalini kurduğu ‘ada’ projesini hayata geçirmek için kalktı, Atlantik Okyanusu’na gitti. Dünyanın en lüks, en özel projelerinden birini yapacaktı. İzinler alındı, projeye başlandı. Ancak, kendi deyimiyle şanssızlık geldi onu Atlantik’in ortasında buldu. Proje durdu, ‘Devlet nişanı sahibi, başarılı girişimci’ iken birden ‘rüşvetçilikle’ itham edildi. Şimdi Kınay hem onur, hem hukuk mücadelesini sürdürüyor.
– İlginç bir hikayeniz var. Anlatır mısınız?
Avusturya’da Magic Life Otelleri’ni kurdum. İlk otelimizi 1990 yılında Türkiye’de açtık. O zamanlar sadece Dominik Cumhuriyeti’nde birkaç otelde uygulanan ‘Her şey dahil’ sistemini Türkiye’ye getirdim ve çok başarılı oldu. 2004 sonunda da ben ve ortağım Oğuz Serim yeni projeler yapmak üzere Magic Life’ı Almanlara devrettik.

– Ada alma fikri nasıl oldu?
15 yıllık tecrübemizi yeni alanlarda kullanmaya karar verdik. 2005 Haziran’da Turks and Caicos adalarından birini satın aldık. 2006’da dizayn bitti ve izinleri aldık. Çok özel bir proje yapıp, dünya jet-set’ini ağırlayacaktık. Toplamda 1 milyar dolarlık bir yatırım olacaktı. Ama bunları yaşadık…
– Ada krizi nasıl başladı?
2009 yılı Şubat ayında İngiliz Hükümeti, sömürgesi konumunda olan Turks and Caicos Adaları’ndaki lokal hükümetin yolsuzluk yaptığı şüphesiyle bir soruşturma başlattı. Bu soruşturmanın son günlerinde başbakan, kendi iradesiyle yönetimde olduğu 7 sene zarfında oradaki şirketlerden aldığı parti yardımlarını açıkladı. Ve bu yardımlar arasında bizim gönderdiğimiz yardım da var.
– Nasıl bir yardımdı bu?
Bize orada böyle bir usul olduğu söylendi. Ve biz de resmi bir bağış yaptık. Daha sonra yapılan politik yardımların bu yolsuzluğun bir parçası olduğu açıklandı. 2009’un ağustos ortasında da parlamento iptal edildi. Kredi aldığımız banka da finansmanını geri çekti. 5 gün içinde 65 milyon dolar talep etti. Ve projeye kayyum atadı.
– New York’taki mahkemeyi kazanmışsınız?
Şu anda hem bankayla hem lokal hükümetle mahkemelerim devam ediyor. NY’de kazandığımız ise bizden daire alan 30 kişi ve kurumun açtığı davalardandı. Mahkeme bizi haklı buldu.

DÜNYANIN HER YERİNDE RİSK VARDIR
– Nasıl oldu da bunları yaşadım diyor musunuz?
Bu bir şanssızlık. İş hayatında şans çok önemli bir faktördür. Kimse bana iş hayatında şansa yer yok demesin. Koruyucu bir şans meleğimiz var hayatta. Ben çalışarak, bunu geri getireceğime inanıyorum.
– Pişman mısınız?
Dostlarım ve ailem de soruyorlar. En ufak pişmanlığım yok. Dünyanın her tarafında politik risk vardır. 20 yıl önce Türkiye için de çok büyük politik risk vardı. Şu anda en yıldız pazar.  Belki kendime bu kadar çok güvenmemem gerekiyordu. Sonuçta orası Atlantik Okyanusu’nun ortasında bir yer.

KENDİMİ GÜÇLÜ HİSSEDİYORUM
– Bu yaşadıklarınızın size katkısı oldu mu peki?
Hayat düz bir çizgi halinde gitmiyor. Aralıklarla moralim bozulsa da kendimi çok güçlü hissediyorum. Çünkü ben kimseye rüşvet vermedim. Batmadım da… Kendimizi politik kurban olarak görüyoruz. En büyük kazancımın yeni tecrübeler olduğunu düşünüyorum. Haklıyım. Bu geçici dönemi atlatıp tekrar pozitife döneceğime eminim.

Bu konu kapanmadan yeni işe girmem
– Yeni sektörlere girmeyi düşünüyor musunuz?
54 yaşındayım. Geçmişim başarılarla, ödüllerle dolu. Avusturya Devlet Nişanı taşıyan bir insanım. Geçmişimdeki başarılara oradaki politik sebeplerden dolayı gölge düşmesi en tahammül edemeyeceğim şey. Dolayısıyla bu süreçte tamamen bu problemi çözmeye fokuslandım. Bu durum benim yeni bir projeye yönlenmemi engelliyor. Tek hedefim bu projeyi hayata geçirip, insanların güvenini yerine getirmek. Ancak bundan sonra yeni projelere yönlenebilirim.

Hukuki ve politik düzenin kurulmasını bekliyorum
– Davaların daha ne kadar süreceğini tahmin ediyorsunuz?
Aslında çok daha önce çözülmesi gerekiyordu. Ne zaman çözülür hiçbir yorum yapamıyorum. Hem hukukun hem politik düzeninin tekrar kurulmasını beklemekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Bankaya da bize güvenen insanların mallarını teslim etmeyi istediğimi, hukuki süreci bir tarafa atıp, biz bunu kendi aramızda çözmemiz gerektiği, benim bu konuda üzerime düşen her şeyi yapmaya hazır olduğumu içeren mesajlar yolluyorum. Bugün itibarıyla bir sonuç almış değilim ama ümitliyim.

Gerekirse hükümetten destek isteyeceğim
– Hiç hükümetle bir temasınız odu mu, destek istediniz mi?
Şu anda bu mücadelemi kendim yapıyorum. Bir müracatım olsa, beni destekleyeceklerine inancım sonsuz. Ben bu sorunu kendim çözebileceğime inanıyorum. Ama çözemezsem, ileriki dönemde yardım da isteyebilirim. Sonuçta benim hakkımı aradığım yer koca İngiltere İmparatorluğu. Belki benim gücüm yetmeyebilir. O zaman muhakkak ülkemin yardımını isterim.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s