KARADENIZLI TURGUT VE KUBA

 

 

Okan KONURAL,Hürriyet

Küba’nın Havana Limanı’na demir atan San Agustin adlı İspanyol Kadırgası’nda kürek mahkûmu olarak Karadenizli Turgut, Gelibolulu Hüseyin, Anadolulu Recep’le birlikte 44 Müslüman forsa bulunuyordu.

16’ncı ve 17’nci yüzyıl Osmanlı- İspanya Deniz Savaşları’nı dünya edebiyatına en üst seviyeden sokan eser İspanyol edebiyatının da zirvesi kabul edilen “Don Quijote/ Don Kişot” romanıdır. 1575 yılında İtalya’dan gemiyle İspanya’ya dönerken gemisi Osmanlı denizcileri tarafından ele geçirilen, 1580 yılına kadar Cezayir’de esir olarak kalan Cervantes, romanında askerliğine ve esirliğine atıf yaptığı bölümlere yer verir.

OSMANLI’YA KARŞI SAVAŞTI 

Osmanlıların Kıbrıs’ı fethinin hemen ardından, 1571’de Papa V. Pius’un çağrısıyla Venedik Cumhuriyeti, İspanya ve Malta’nın katılımıyla bir ittifak kurulur. Cervantes de bu çağrıya, Napoli’ye gidip İspanyol birliklerine katılarak uyar. 7 Ekim 1571’de Osmanlı Donanması’na karşı İnebahtı’da gerçekleşen savaşa “Marquesa” adlı İspanyol kadırgasıyla katılan Cervantes yaralanır. Yaralanan Cervantes’in tesellisi savaşı Papa İttifakının kazanması olur.

5 YIL ESİR KALDI 

Cervantes, romanında savaşı şöyle anlatır: “…Bu mutlu sefere bir talih sonucu elde ettiğim piyade yüzbaşısı rütbesiyle katıldım. O gün Hıristiyanlık için sevinçli bir gündü, çünkü bütün milletler Türklerin denizde yenilemeyeceklerine dair olan inancın ne kadar boş olduğunu görmüşlerdi…” Cervantes iyileştikten sonra üç deniz savaşında daha yer alır. Ve 1575’te askerlikten ayrılarak kardeşi Rodrigo de Cervantes’le birlikte İspanya’ya dönmek üzere “El Sol” adlı bir gemiye binerek Napoli’den ayrılır.

CERVANTES ESİR ALINIR 

Cervantes’in gemisi Fransa açıklarında 4 Türk kadırgası tarafından ele geçirilir. Cervantes ve kardeşi esir alınır, Cezayir’e götürülür. 4 kez kaçma girişiminde bulunan ancak başarılı olamayan Cervantes, kendisi için istenen beş yüz altın fidyeyi, iki Teslis Tarikatı rahibinin ödemesi sayesinde 19 Eylül 1580’de serbest kalır.

SAN AGUSTIN’İN SIRRI 

Osmanlı İmparatorluğu- İspanya Savaşları’nın Cervantes’in hayatında bulduğu karşılık özetle böyle. Meraklıları için Don Kişot’un kendisi tek başına bir büyük hazine. Fakat, iki devletin 16’ncı yüzyıldaki mücadelesinin Türkler açısında da “hüzünlü” hikâyeleri var. Örneğin İspanyol denizcilik tarihi San Agustin adlı bir İspanyol Kadırgası’nın 1590’lı yıllarda San Francisco açıklarında battığını yazar. Aynı tarihlerde Küba’nın Havana limanı kayıtlarında da “San Agustin’le ilgili bilgiler var. Muhtemelen San Francisco açıklarında battan San Agustin, Havana Limanı’na demirleyen gemi. Ve ihtimal ki Akdeniz’deki deniz savaşları sırasında İspanyollara esir düşmüş 44 Osmanlı denizcisi bu gemideydi. Bu ihtimal Kübalı genç akademisyen Yana Brossard Reyes’in yüksek lisans tezine dayanıyor. Reyes’in “Osmanlı İmparatorluğu ile Küba Arasında Köprü Oluşturan Olaylar” tezinden okuyalım:

44 MÜSLÜMAN FORSA 

“Küba topraklarına adım atan ilk Türkler ya da Osmanlılar forsalardı… Adaya Türk forsalarının geldiğini San Agustin adlı bir İspanyol kadırgasına ait kayıt defterinden öğreniyoruz. İspanyol kadırgalarında kürek çeken kölelerin adları, fiziksel özellikleri ve nereden geldikleri muntazam olarak tutulan kayıt defterlerinde yazılıdır. Mesela Küba’ya gelmiş olan, yukarıda adını verdiğimiz kadırgada 44 Müslüman forsa bulunmaktaydı, kadırganın defterine İspanyolca olarak şöyle bir kayıt düşülmüştür…”

EĞRİBOZLU RAMAZAN 

Yana Brossard Reyes, isimleri İspanyolca sıralayarak roman tadındaki tezini okuyanların heyecanını arttırıyor. Ve şöyle devam ediyor: “Türkçenin telaffuz farklılıklarından ötürü, doğal olarak bu isimler oldukça deforme edilmiş olmalarına rağmen bazılarının anlamlarını çıkarmak mümkündür. Bunlardan bazılarının Midillili Hüseyin, Eğribozlu Ramazan ile Mehmed, Anadolulu Yusuf, Gelibolulu İbrahim, Anadolulu Recep, Hüseyin, Ali, Veli, İbrahim ve Karadenizli Turgut oldukları muhakkaktır. Esirlerin akıbeti hakkında başka bir bilgi yoktur.”

KÜBA’DA MI KALDILAR 

Anadolulu Recep, Hüseyin, Ali, Veli ve arkadaşları Küba’da kalmayı başardılar mı? Yoksa batan San Agustin’de hayatlarını kaybedenlerden mi oldular? Kurtulanlardan, karaya çıkabilenlerden olsalar keşke… Diyelim ki San Francisco yakınlarında bir kasabada kendilerine yeni bir hayat kurmaya çalıştılar, başardılar ya da başaramadılar. Peki bu olasılıklardan hiçbiri olmamış olsa. Şöyle düşsel bir sona ne dersiniz: “Türk esirlerden bir kısmı yıllar sonra evine dönmüştür. Karadenizli Turgut bunlardan biridir, Arhavilidir. Arhavili İsmail, Turgut’un soyundandır.

MERAKLISI İÇİN: 

* Cervantes’in Türklere Esir Düşmesi ve Esaretinin Eserlerine Yansıması- Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi (OTAM) Sayı 3, 1992/ Prof. Dr. Ertuğrul Önalp

* Osmanlı İmparatorluğu ile Küba Arasında Köprü Oluşturan Olaylar/ Yana Brossard Reyes- Yüksek Lisans Tezi/ Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Anabilimdalı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s